يَجِبُ أَنْ تَرْبِطَ رِبَاطَ الْحِذَاءِ بِإِحْكَامٍ، وَإِلَّا فَقَدْ تَسْقُطُ.
Ayakkabının bağını sıkıca bağlamalısın, yoksa düşebilirsin.
يَجِبُ أَنْ تَرْبِطَ رِبَاطَ الْحِذَاءِ بِإِحْكَامٍ، وَإِلَّا فَقَدْ تَسْقُطُ.
Ayakkabının bağını sıkıca bağlamalısın, yoksa düşebilirsin.
حَاوَلَ التَّخَلُّصَ مِنْ كُلِّ قَيْدٍ يُعِيقُ تَقَدُّمَهُ.
İlerlemesini engelleyen her türlü bağdan kurtulmaya çalıştı.
تَلْعَبُ الْعَلَاقَةُ الْأُسَرِيَّةُ دَوْرًا مُهِمًّا فِي حَيَاةِ النَّاسِ.
Aile bağı, insanların hayatında önemli bir rol oynar.