bağış

كَانَتِ التَّبَرُّعَاتُ الْمُقَدَّمَةُ لِضَحَايَا الزِّلْزَالِ بِمَثَابَةِ بَصِيصِ أَمَلٍ.

Depremzedeler için yapılan bağışlar, umut ışığı oldu.

تَمَّ التَّبَرُّعُ بِهَذِهِ الْأَرْضِ لِلْبَلَدِيَّةِ كَهِبَةٍ.

Bu arazi, belediyeye bağış olarak verildi.

مِنْحَة — مِنَح

قَدَّمَتِ الشَّرِكَةُ مِنْحَةً كَبِيرَةً لِمُؤَسَّسَةٍ تَعْلِيمِيَّةٍ.

Şirket, eğitim vakfına büyük bir bağış yaptı.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler