رَبَطَ عُمَّالُ الْبِنَاءِ السِّقَالَةَ بِبَعْضِهَا الْبَعْضِ لِجَعْلِهَا أَكْثَرَ صَلَابَةً.
İnşaat işçileri, iskeleyi daha sağlam hale getirmek için birbirine bağladılar.
رَبَطَ عُمَّالُ الْبِنَاءِ السِّقَالَةَ بِبَعْضِهَا الْبَعْضِ لِجَعْلِهَا أَكْثَرَ صَلَابَةً.
İnşaat işçileri, iskeleyi daha sağlam hale getirmek için birbirine bağladılar.
مِنَ الضَّرُورِيِّ تَجْمِيعُ جَمِيعِ الْأَجْزَاءِ بِعِنَايَةٍ لِجَعْلِ الْأَثَاثِ جَاهِزًا لِلِاسْتِخْدَامِ.
Mobilyayı kullanıma hazır hale getirmek için tüm parçaları dikkatlice bağlamak gerekiyor.
قَامَ الْكَهْرَبَائِيُّ بِتَوْصِيلِ الْكَابِلَاتِ وِفْقًا لِلْأَلْوَانِ الصَّحِيحَةِ، مِمَّا يَضْمَنُ اتِّصَالًا آمِنًا.
Elektrikçi, kabloları doğru renklere göre bağlayarak güvenli bir bağlantı sağladı.