bağlı

هَذَانِ الْحَدَثَانِ مُرْتَبِطَانِ بِبَعْضِهِمَا الْبَعْضِ ارْتِبَاطًا وَثِيقًا.

Bu iki olay birbiriyle yakından bağlıdır.

شَرِكَتُنَا مُتَّصِلَةٌ بِشَبَكَةٍ دَوْلِيَّةٍ.

Şirketimiz, uluslararası bir ağa bağlıdır.

هَذِهِ الْقَرْيَةُ هِيَ مِنْطَقَةٌ سَكَنِيَّةٌ تَابِعَةٌ لِلْمَرْكَزِ.

Bu köy, merkeze bağlı bir yerleşim yeridir.

Ayrıca: مُخْلِص

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler