عَادَةً مَا يَرْتَبِطُ النَّاسُ بِذِكْرَيَاتِ الطُّفُولَةِ بِعُمْقٍ.
İnsanlar genellikle çocukluk anılarına derinden bağlanırlar.
عَادَةً مَا يَرْتَبِطُ النَّاسُ بِذِكْرَيَاتِ الطُّفُولَةِ بِعُمْقٍ.
İnsanlar genellikle çocukluk anılarına derinden bağlanırlar.
بَعْدَ الِانْتِقَالِ إِلَى مَدِينَةٍ جَدِيدَةٍ، قَدْ يَسْتَغْرِقُ التَّعَلُّقُ بِهَا بَعْضَ الْوَقْتِ.
Yeni bir şehre taşındıktan sonra, oraya bağlanmak zaman alabilir.
اِتَّصَلَ، اِلْتَصَقَ، تَوَلَّعَ، اِلْتَزَقَ