başörtülü

يَجِبُ أَنْ تَحْظَى الْمَرْأَةُ الْمُحَجَّبَةُ بِالِاحْتِرَامِ فِي الْمُجْتَمَعِ.

Başörtülü kadın, toplumda saygıyla karşılanmalıdır.

كَانَتْ طَالِبَةٌ تَرْتَدِي الْحِجَابَ تُرَكِّزُ عَلَى دُرُوسِهَا فِي الْمَدْرَسَةِ.

Başörtülü bir kız öğrenci, okulda derslerine odaklanmıştı.