إِنَّهُ فِي وَرْطَةٍ الْآنَ لِأَنَّهُ اتَّخَذَ قَرَارًا خَاطِئًا.
Yanlış bir karar verdiği için şimdi başı dertte.
إِنَّهُ فِي وَرْطَةٍ الْآنَ لِأَنَّهُ اتَّخَذَ قَرَارًا خَاطِئًا.
Yanlış bir karar verdiği için şimdi başı dertte.
أَعْلَمُ أَنَّهُ فِي مُشْكِلَةٍ بِسَبَبِ دُيُونِهِ.
Borçları yüzünden başı dertte olduğunu biliyorum.
اعْتَقَدْتُ أَنَّهُ فِي مَأْزِقٍ لِأَنَّهُ ضَاعَ.
Kaybolduğu için başı dertte olduğunu düşündüm.