إِنَّهُ شَابٌّ مُسْتَقِلٌّ وَلَا يَسْتَمِعُ إِلَى أَحَدٍ.
O, başına buyruk bir genç olduğu için kimseyi dinlemiyor.
إِنَّهُ شَابٌّ مُسْتَقِلٌّ وَلَا يَسْتَمِعُ إِلَى أَحَدٍ.
O, başına buyruk bir genç olduğu için kimseyi dinlemiyor.
الْقَائِدُ غَيْرُ الْخَاضِعِ يَتَّخِذُ قَرَارَاتِهِ الْخَاصَّةَ دَائِمًا.
Başına buyruk bir lider, her zaman kendi kararlarını verir.