başarmak

عَلَيْنَا أَنْ نَعْمَلَ بِجِدٍّ لِكَيْ نَنْجَحَ فِي هَذَا الْمَشْرُوعِ الصَّعْبِ.

Bu zorlu projeyi başarmak için çok çalışmamız gerekiyor.

مِنَ الْمُهِمِّ تَحْدِيدُ الْأَهْدَافِ وَتَحْقِيقُهَا لِكَيْ تَنْجَحَ فِي الْحَيَاةِ.

Hayatta başarılı olmak için hedefler belirlemek ve onları başarmak önemlidir.

يَجِبُ أَنْ تَدْرُسَ بِانْتِظَامٍ لِكَيْ تُوَفَّقَ فِي الِامْتِحَانِ.

Sınavı başarmak için düzenli olarak ders çalışmalısın.

İlişkili Kelimeler