başka başka

مِنَ الصَّعْبِ اتِّخَاذُ قَرَارٍ مُشْتَرَكٍ لِأَنَّ أَذْوَاقَ الْجَمِيعِ مُخْتَلِفَةٌ.

Herkesin zevkleri başka başka olduğu için ortak bir karar almak zor.

يُمْكِنُكَ أَنْ تَجِدَ فَوَاكِهَ وَخَضْرَوَاتٍ مُتَنَوِّعَةً فِي هَذَا السُّوقِ.

Bu pazarda başka başka meyve ve sebzeler bulabilirsiniz.

اجْتَمَعَ أُنَاسٌ مِنْ ثَقَافَاتٍ مُتَعَدِّدَةٍ فِي هَذَا الْمِهْرَجَانِ.

Başka başka kültürlerden insanlar bu festivalde bir araya geldi.

İlişkili Kelimeler