عُنْوَان — عَنَاوِين
كَانَ عُنْوَانُ الْمَقَالِ فِي الْجَرِيدَةِ لَافِتًا جِدًّا، فَبَدَأْتُ فِي قِرَاءَتِهِ عَلَى الْفَوْرِ.
Gazetedeki makalenin başlığı çok dikkat çekiciydi, hemen okumaya başladım.
كَانَ عُنْوَانُ الْمَقَالِ فِي الْجَرِيدَةِ لَافِتًا جِدًّا، فَبَدَأْتُ فِي قِرَاءَتِهِ عَلَى الْفَوْرِ.
Gazetedeki makalenin başlığı çok dikkat çekiciydi, hemen okumaya başladım.
اِرْتَدَتِ الْفَتَاةُ قَلَنْسُوَةً حَمْرَاءَ لِحِمَايَةِ رَأْسِهَا مِنَ الْبَرْدِ الشَّدِيدِ فِي الشِّتَاءِ.
Kız, kışın şiddetli soğuktan başını korumak için kırmızı bir başlık taktı.
لَبِسَ الطِّفْلُ رَأْسِيَّةً دَافِئَةً فِي الشِّتَاءِ.
Çocuk kışın sıcak bir başlık taktı.
Ayrıca: غِطَاءُ رَأْسٍ
غِطَاءُ الرَّأْسِ، طَرْبُوش، بُرْنُس