başlangıçta

فِي الْبِدَايَةِ، اعْتَقَدْتُ أَنَّ هَذَا الْعَمَلَ سَيَكُونُ صَعْبًا، لَكِنَّهُ أَصْبَحَ أَسْهَلَ فِيمَا بَعْدُ.

Başlangıçta bu işin zor olacağını düşünmüştüm, ama sonra kolaylaştı.

أَوَّلَ الْأَمْرِ لَمْ يُصَدِّقْهُ أَحَدٌ، لَكِنْ فِي النِّهَايَةِ تَبَيَّنَ أَنَّهُ عَلَى حَقٍّ.

Başlangıçta kimse ona inanmadı, ama sonunda haklı olduğu ortaya çıktı.

فِي مُسْتَهَلِّ الْأَمْرِ، بَدَا الْمَشْرُوعُ مُعَقَّدًا لِلْغَايَةِ، وَلَكِنْ مَعَ مُرُورِ الْوَقْتِ أَصْبَحَ كُلُّ شَيْءٍ وَاضِحًا.

Başlangıçta proje çok karmaşık görünüyordu, ancak zamanla her şey netleşti.

İlişkili Kelimeler