babaç

كَانَ الدِّيكُ الْأَكْبَرُ فِي الْقَرْيَةِ يُسَيْطِرُ عَلَى الدُّيُوكِ الْأُخْرَى.

Köydeki en babaç horoz, diğer horozlara hükmediyordu.

كَانَ رَجُلًا ضَخْمَ الْجُثَّةِ، وَالْجَمِيعُ يَخْشَوْنَهُ.

O, babaç bir adamdı, herkes ondan çekinirdi.

İlişkili Kelimeler