اشْتَرَيْتُ كِيلُو لَوْزٍ مِنَ السُّوقِ.
Marketten bir kilo badem aldım.
اشْتَرَيْتُ كِيلُو لَوْزٍ مِنَ السُّوقِ.
Marketten bir kilo badem aldım.
أَكَلْتُ لَوْزَةً وَاحِدَةً قَبْلَ النَّوْمِ لِأَنَّهَا تُسَاعِدُ عَلَى الِاسْتِرْخَاءِ.
Uyumadan önce bir badem yedim çünkü rahatlamaya yardımcı oluyor.
تُوجَدُ شَجَرَةُ لَوْزٍ فِي حَدِيقَتِنَا.
Bahçemizde bir badem ağacı var.