bahçe

حَدِيقَة — حَدَائِق

أَمَامَ مَنْزِلِنَا حَدِيقَةٌ صَغِيرَةٌ، فِيهَا وُرُودٌ وَزُهُورُ التُّولِيبِ.

Evimizin önünde küçük bir bahçe var, içinde güller ve laleler var.

بُسْتَان — بَسَاتِين

يَزْرَعُ جَدِّي الطَّمَاطِمَ وَالْفُلْفُلَ وَالْخِيَارَ فِي بُسْتَانِهِ فِي الْقَرْيَةِ.

Dedem köydeki bahçesinde domates, biber ve salatalık yetiştiriyor.

زَرَعَتْ جَدَّتِي الْوَرْدَ فِي الْجُنَيْنَةِ.

Büyükannem bahçeye gül dikti.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler