تَرَكْتُ إِكْرَامِيَّةً لِلنَّادِلِ لِخِدْمَتِهِ.
Garsona hizmetinden dolayı bahşiş bıraktım.
تَرَكْتُ إِكْرَامِيَّةً لِلنَّادِلِ لِخِدْمَتِهِ.
Garsona hizmetinden dolayı bahşiş bıraktım.
عَادَةً مَا يَتَوَقَّعُ سَائِقُو سَيَّارَاتِ الْأُجْرَةِ بَقْشِيشًا مِنَ الرُّكَّابِ.
Taksiciler genellikle yolculardan bahşiş beklerler.
مِنَ الْمُعْتَادِ إِعْطَاءُ نُقُوطٍ لِلْمُوسِيقِيِّينَ فِي حَفْلِ الزِّفَافِ.
Düğünde müzisyenlere bahşiş vermek adettendir.
إِكْرَامِيَّة الخِدْمَة