bahadır

بَطَل — أَبْطَال

تَمْتَلِئُ كُتُبُ التَّارِيخِ بِقِصَصِ الْأَبْطَالِ الَّذِينَ أَظْهَرُوا بُطُولَاتٍ عَظِيمَةً فِي الْحُرُوبِ.

Tarih kitapları, savaşlarda büyük kahramanlıklar göstermiş bahadırların hikayeleriyle doludur.

شُجَاع — شُجْعَان

عَلِيٌّ، الْمَعْرُوفُ كَمُحَارِبٍ شُجَاعٍ، لَمْ يَسْتَسْلِمْ أَبَدًا لِأَعْدَائِهِ.

Bahadır bir savaşçı olarak tanınan Ali, düşmanlarına karşı asla pes etmedi.

فَارِس — فُرْسَان

عِنْدَ الأَتْرَاكِ القُدَمَاءِ، اشْتَهَرَ الفُرْسَانُ بِشَجَاعَتِهِمْ وَمَهَارَاتِهِمُ القِتَالِيَّةِ.

Eski Türklerde bahadırlar, cesaretleri ve savaş yetenekleriyle ün salmışlardır.

İlişkili Kelimeler