baharat

يَسْتَخْدِمُ الْمَطْبَخُ التُّرْكِيُّ مَجْمُوعَةً مُتَنَوِّعَةً مِنَ التَّوَابِلِ لِإِضَافَةِ نَكْهَةٍ غَنِيَّةٍ إِلَى الْأَطْبَاقِ.

Türk mutfağı, yemeklere zengin bir lezzet katmak için çeşitli baharatlar kullanır.

أَضافَتِ الشِّيفُ بَهاراً خاصّاً إِلى الطَّبَقِ.

Şef yemeğe özel bir baharat ekledi.

أُضِيفُ الْبَهَارَاتِ إِلَى الْأَرُزِّ كُلَّ يَوْمٍ.

Pilava her gün baharat ekliyorum.

Ayrıca: مُنَكِّهَات

İlişkili Kelimeler