bakışmak

تَبَادَلْنَا النَّظَرَاتِ لِفَتْرَةٍ طَوِيلَةٍ مَعَ الْفَتَاةِ الَّتِي الْتَقَيْنَا بِهَا فِي الْحَفْلَةِ.

Partide tanıştığımız kızla uzun süre bakıştık.

فِي وَسَطِ الْحَشْدِ، الْتَقَتْ أَعْيُنُنَا لِلَحْظَةٍ وَتَبَادَلْنَا النَّظَرَاتِ.

Kalabalığın içinde bir an göz göze geldik ve bakıştık.

İlişkili Kelimeler