bakılsa

إِذَا نَظَرْنَا، فِي الْوَاقِعِ هُنَاكَ طَرِيقُ حَلٍّ بَسِيطٌ لِلْغَايَةِ.

Bakılsa aslında çok basit bir çözüm yolu var.

فِي الْوَاقِعِ، أَصْلُ هَذَا الْعَمَلِ مُخْتَلِفٌ.

Bakılsa, bu işin aslı astarı farklı.

بِالنَّظَرِ إِلَى، الْوَضْعُ لَيْسَ مُبْهِجًا عَلَى الْإِطْلَاقِ.

Bakılsa, durum hiç de iç açıcı değil.

İlişkili Kelimeler