bakarak

بِالنَّظَرِ إِلَى الْإِحْصَائِيَّاتِ، يُمْكِنُ الْقَوْلُ أَنَّ الِاقْتِصَادَ يَتَحَسَّنُ.

İstatistiklere bakarak, ekonominin düzeldiği söylenebilir.

وِفْقاً لِتَوَقُّعَاتِ الطَّقْسِ، مِنَ المُتَوَقَّعِ هُطُولُ أَمْطَارٍ غَدًا.

Hava tahminlerine bakarak, yarın yağmur bekleniyor.

اِعْتِمَادًا عَلَى نَتَائِجِ الِامْتِحَانِ، قَرَّرَ الْمُعَلِّمُ أَنْ يُعْطِيَ أَخِي جَائِزَةً صَغِيرَةً.

Sınav sonuçlarına bakarak öğretmen kardeşime küçük bir ödül vermeye karar verdi.

İlişkili Kelimeler