نَظَر — أَنْظَار
كَانَ نَظَرُ الْقِطَّةِ إِلَيَّ لَطِيفًا جِدًّا، وَكَأَنَّهَا تُرِيدُ أَنْ تُخْبِرَنِي بِشَيْءٍ.
Kedinin bana bakması çok sevimliydi, sanki bir şey anlatmak istiyordu.
كَانَ نَظَرُ الْقِطَّةِ إِلَيَّ لَطِيفًا جِدًّا، وَكَأَنَّهَا تُرِيدُ أَنْ تُخْبِرَنِي بِشَيْءٍ.
Kedinin bana bakması çok sevimliydi, sanki bir şey anlatmak istiyordu.
طَرِيقَةُ رُؤْيَتِكَ لِهَذِهِ الصُّورَةِ تُظْهِرُ وِجْهَةَ نَظَرِكَ لِلْفَنِّ.
Bu resme bakma şeklin, senin sanata olan bakış açını gösteriyor.