طِينِيّأَصْبَحَتِ الطُّرُقُ طِينِيَّةً وَزَلِقَةً بَعْدَ الْمَطَرِ.Yağmurdan sonra yollar balçıklı ve kaygan hale geldi.
مُوحِلتَلَطَّخَتْ حِذَائِي بِالطِّينِ أَثْنَاءَ المَشْيِ عَلَى أَرْضٍ مُوحِلَةٍ.Ayakkabılarım balçıklı zeminde yürürken çamurla kaplandı.