balon

كَانَ الْأَطْفَالُ يَلْعَبُونَ بِبَالُونَاتٍ مُلَوَّنَةٍ فِي الْحَدِيقَةِ.

Çocuklar parkta rengarenk balonlarla oynuyorlardı.

مُنْطَاد — مَنَاطِيد

شَارَكْنَا فِي جَوْلَةٍ بِالْمِنْطَادِ فِي كَابَادُوكِيَا فِي السَّاعَاتِ الْأُولَى مِنَ الصَّبَاحِ.

Kapadokya'da sabahın erken saatlerinde sıcak hava balon turuna katıldık.

أَعْطَتِ الْأُمُّ لِطِفْلِهَا نَفَّاخَةً حَمْرَاءَ كَبِيرَةً فِي الْمَهْرَجَانِ.

Anne festivalde çocuğuna büyük, kırmızı bir balon verdi.

Ayrıca: بَالُونَة

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler