banal

هَذِهِ الْأُغْنِيَةُ عَادِيَّةٌ جِدًّا، وَلَيْسَتْ مُؤَثِّرَةً عَلَى الْإِطْلَاقِ.

Bu şarkı çok banal, hiç etkileyici değil.

الْحِوَارَاتُ فِي هَذَا الْفِيلْمِ مُبْتَذَلَةٌ لِلْغَايَةِ.

Bu filmdeki diyaloglar çok banal.

كَانَ حَدِيثُهُ تَافِهًا وَمُمِلًّا لِلْغَايَةِ.

Konuşması çok banal ve sıkıcıydı.

İlişkili Kelimeler