bandana

تَسْتَخْدِمُ عِصَابَةَ رَأْسٍ مُلَوَّنَةً لِجَمْعِ شَعْرِهَا.

Saçlarını toplamak için renkli bir bandana kullanıyor.

ارْتَدَتْ مِنْدِيلَ الرَّأْسِ لِحِمَايَةِ نَفْسِهَا مِنَ الشَّمْسِ.

Güneşten korunmak için başına bir bandana taktı.

شَرِيطٌ لِلرَّأْسِ — اشرطة للرأس

رَبَطَتْ شَرِيطًا لِلرَّأْسِ لِامْتِصَاصِ العَرَقِ أَثْنَاءَ مُمَارَسَةِ الرِّيَاضَةِ.

Spor yaparken terini emmesi için başına bir bandana bağladı.