سَاعَدَتْ جُهُودُ الْمُصَالَحَةِ فِي تَقْلِيلِ التَّوَتُّرِ بَيْنَ الطَّرَفَيْنِ.
Barıştırma çabaları, iki taraf arasındaki gerginliği azaltmaya yardımcı oldu.
سَاعَدَتْ جُهُودُ الْمُصَالَحَةِ فِي تَقْلِيلِ التَّوَتُّرِ بَيْنَ الطَّرَفَيْنِ.
Barıştırma çabaları, iki taraf arasındaki gerginliği azaltmaya yardımcı oldu.
أَنْهَتْ عَمَلِيَّةُ التَّسْوِيَةِ نِزَاعًا طَوِيلًا.
Barıştırma süreci, uzun süren bir anlaşmazlığı sona erdirdi.
التَّوْفِيقُ هُوَ خُطْوَةٌ مُهِمَّةٌ لِإِعَادَةِ بِنَاءِ الْعَلَاقَاتِ.
Barıştırma, ilişkileri yeniden inşa etmek için önemli bir adımdır.