لَجَأَ الْمُسَافِرُونَ إِلَى كَهْفٍ مِنَ الْمَطَرِ.
Yolcular yağmurdan bir mağaraya barındı.
لَجَأَ الْمُسَافِرُونَ إِلَى كَهْفٍ مِنَ الْمَطَرِ.
Yolcular yağmurdan bir mağaraya barındı.
تُقِيمُ الطُّيُورُ فِي أَغْصَانِ الْأَشْجَارِ عَنْ طَرِيقِ بِنَاءِ الْأَعْشَاشِ.
Kuşlar, ağaçların dallarında yuva yaparak barınıyorlar.
اِحْتَمَى الرُّكَّابُ فِي مَحَطَّةِ الْحَافِلَاتِ لِلِاحْتِمَاءِ مِنَ الْمَطَرِ.
Yolcular yağmurdan korunmak için otobüs durağında barındılar.
أَوَى، عَشَّشَ