barbunya

بَرْبُون — بَرْبُون

اشْتَرَيْتُ سَمَكَ بَرْبُونٍ طَازِجٍ لِلْعَشَاءِ، سَأَقُومُ بِطَهْيِهِ فِي الْفُرْنِ.

Akşam yemeği için taze barbunyalar aldım, fırında pişireceğim.

كَانَتْ وَالِدَتِي تُضِيفُ بَعْضَ الْجَزَرِ إِلَى يَخْنَةِ الْفَاصُولْيَا الْحَمْرَاءِ عِنْدَمَا تُعِدُّهَا.

Annem barbunya yemeği yaparken içine biraz da havuç eklerdi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler