basık

إِطَارَاتُ هَذِهِ السَّيَّارَةِ مُسَطَّحَةٌ لِلْغَايَةِ، نَحْتَاجُ إِلَى نَفْخِهَا.

Bu arabanın lastikleri çok basık, hava basmamız gerekiyor.

سَقْفُ هَذِهِ الْغُرْفَةِ مُنْخَفِضٌ جِدًّا، إِنَّهُ مُزْعِجٌ.

Bu odanın tavanı çok basık, insanı rahatsız ediyor.

İlişkili Kelimeler