دَافَعَ الْمُثَقَّفُونَ الْمُتَغَرِّبُونَ عَنْ تَحْدِيثِ الْبِلَادِ.
Batıcı aydınlar, ülkenin modernleşmesini savunuyorlardı.
دَافَعَ الْمُثَقَّفُونَ الْمُتَغَرِّبُونَ عَنْ تَحْدِيثِ الْبِلَادِ.
Batıcı aydınlar, ülkenin modernleşmesini savunuyorlardı.
انْتَقَدَتْ بَعْضُ الْقِطَاعَاتِ السِّيَاسَاتِ الْمُؤَيِّدَةَ لِلْغَرْبِ.
Batıcı politikalar, bazı kesimler tarafından eleştirildi.
اسْتَلْهَمَ الْفَنَّانُونَ الْمُتَأَثِّرُونَ بِالْغَرْبِ مِنَ الْفَنِّ الْأُورُوبِّيِّ.
Batıcı sanatçılar, Avrupa sanatından ilham alıyorlardı.