بَطْن — بُطُون
فَحَصَ الطَّبِيبُ مِنْطَقَةَ بَطْنِ الْمَرِيضِ لِأَنَّهُ كَانَ يُعَانِي مِنْ أَلَمٍ.
Doktor, hastanın batın bölgesini muayene etti, çünkü ağrısı vardı.
فَحَصَ الطَّبِيبُ مِنْطَقَةَ بَطْنِ الْمَرِيضِ لِأَنَّهُ كَانَ يُعَانِي مِنْ أَلَمٍ.
Doktor, hastanın batın bölgesini muayene etti, çünkü ağrısı vardı.
بَعْدَ تَنْظِيفِ جَوْفِ السَّمَكَةِ، بَدَأْتُ فِي طَهْيِهَا.
Balığın batın kısmını temizledikten sonra pişirmeye başladım.