روى القبطان بحزن شديد كيف أغرق السفينة فجأة في العاصفة.
Kaptan, fırtınada gemiyi batırıverdiğini büyük bir üzüntüyle anlattı.
روى القبطان بحزن شديد كيف أغرق السفينة فجأة في العاصفة.
Kaptan, fırtınada gemiyi batırıverdiğini büyük bir üzüntüyle anlattı.
غطس الطفل البسكويت الذي في يده بسرعة في الحليب.
Çocuk, elindeki kurabiyeyi süte batırıverdi.