batırmak

اسْتَخْدَمَ الْعَدُوُّ طُورْبِيدًا لِإِغْرَاقِ السَّفِينَةِ.

Düşman gemiyi batırmak için torpido kullandı.

مِنَ اللَّذِيذِ جِدًّا تَغْطِيسُ شَرِيحَةِ الْخُبْزِ فِي الْحَسَاءِ.

Ekmek dilimini çorbaya batırmak çok lezzetli.

كَانَتِ الْقَرَارَاتُ الْخَاطِئَةُ عَلَى وَشْكِ تَدْمِيرِ الشَّرِكَةِ.

Yanlış kararlar şirketi batırmak üzereydi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler