bavul

أَخَذْتُ حَقِيبَةَ سَفَرٍ كَبِيرَةً مَعِي عِنْدَمَا ذَهَبْتُ فِي إِجَازَةٍ.

Tatile giderken yanıma büyük bir bavul aldım.

شَنْطَة — شُنَط

فَقَدْتُ شَنْطَتِي فِي المَطَارِ، وَأَنَا حَزِينٌ جِدّاً.

Havalimanında bavulumu kaybettim, çok üzüldüm.

İlişkili Kelimeler