baylan

كَانَ الطِّفْلُ الْغَنِيُّ يُظْهِرُ مَوْقِفًا مُتَغَطْرِسًا لِلْغَايَةِ تِجَاهَ الْأَطْفَالِ الْآخَرِينَ.

Zengin çocuk, diğer çocuklara karşı çok baylan bir tavır sergiliyordu.

عَادَةً مَا لَا يَهْتَمُّ الْأَشْخَاصُ الْمُتَكَبِّرُونَ بِمَشَاعِرِ الْآخَرِينَ.

Baylan insanlar genellikle başkalarının duygularını önemsemezler.