baylanmak

كَانَ الرَّجُلُ الْغَنِيُّ يَتَغَطْرَسُ فِي حَدِيثِهِ مَعَ الْفُقَرَاءِ.

Zengin adam, fakirlere karşı çok baylanarak konuşuyordu.

يَبْدَأُ بَعْضُ النَّاسِ فِي التَّكَبُّرِ بَعْدَ أَنْ يُصْبِحُوا نَاجِحِينَ.

Başarılı olduktan sonra bazı insanlar baylanmaya başlarlar.

İlişkili Kelimeler