bazik

هَذِهِ التُّرْبَةُ قَاعِدِيَّةٌ جِدًّا، لِذَلِكَ لَا يُمْكِنُ لِبَعْضِ النَّبَاتَاتِ أَنْ تَنْمُوَ هُنَا.

Bu toprak çok bazik, bu yüzden bazı bitkiler burada yetişemez.

عَادَةً مَا تُظْهِرُ الصَّابُونُ خَصَائِصَ قَلَوِيَّةً.

Sabunlar genellikle bazik özellik gösterirler.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler