قَرَأَتِ الْعَجُوزُ لَعْنَةً عَلَى مَنْ أَسَاءَ إِلَيْهَا.
Yaşlı kadın, kendisine kötülük yapanlara beddua okudu.
قَرَأَتِ الْعَجُوزُ لَعْنَةً عَلَى مَنْ أَسَاءَ إِلَيْهَا.
Yaşlı kadın, kendisine kötülük yapanlara beddua okudu.
دَعَتِ الْمَرْأَةُ الَّتِي تَعَرَّضَتْ لِلظُّلْمِ بِالشَّرِّ عَلَى الظَّالِمِينَ.
Haksızlığa uğrayan kadın, zalimlere beddua etti.