دَفَعَ ثَمَنَ خَطَأِهِ غَالِياً.
Hatasının bedelini ağır ödedi.
دَفَعَ ثَمَنَ خَطَأِهِ غَالِياً.
Hatasının bedelini ağır ödedi.
تَكَبَّدَتِ الشَّرِكَةُ خَسَائِرَ كَبِيرَةً بِسَبَبِ الْقَرَارَاتِ الْخَاطِئَةِ.
Yanlış kararlar yüzünden şirket büyük bedeller ödedi.
سَتَتَحَمَّلُ عَوَاقِبَ الكَذِبِ عَاجِلًا أَمْ آجِلًا.
Yalan söylemenin bedelini er ya da geç ödersin.