bekri

كَانَ الرَّجُلُ السِّكِّيرُ يُغَنِّي بِصَوْتٍ عَالٍ فِي الشَّارِعِ.

Bekri adam, sokakta bağırarak şarkı söylüyordu.

لَمْ يُسْمَحْ لَهُ بِقِيَادَةِ السَّيَّارَةِ لِأَنَّهُ كَانَ خَمَّارًا.

Bekri olduğu için, araba kullanmasına izin verilmedi.

بَدَأَ عَدَدٌ قَلِيلٌ مِنَ الْعِرْبِيدِ فِي إِحْدَاثِ فَوْضَى فِي حَفْلِ الزِّفَافِ.

Düğünde birkaç bekri, ortalığı karıştırmaya başladı.

İlişkili Kelimeler