belirlemek

سَوْفَ نَعْقِدُ اجْتِمَاعًا لِتَحْدِيدِ مِيزَانِيَّةِ الْعَامِ الْمُقْبِلِ.

Gelecek yılın bütçesini belirlemek için toplantı yapacağız.

نُجْرِي مُقَابَلَاتٍ مَعَ المُرَشَّحِينَ لِتَعْيِينِ مُدِيرِ المَشْرُوعِ الجَدِيدِ.

Yeni proje yöneticisini belirlemek için adaylarla görüşüyoruz.

طَلَبَ الطَّبِيبُ إِجْرَاءَ فُحُوصَاتٍ لِتَشْخِيصِ سَبَبِ مَرَضِ المَرِيضِ.

Doktor, hastanın rahatsızlığının nedenini belirlemek için testler istedi.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler