عَادَةً مَا يَفْشَلُ الْأَشْخَاصُ الَّذِينَ لَيْسَ لَدَيْهِمْ هَدَفٌ مُحَدَّدٌ.
Belirli bir hedefi olmayan insanlar genellikle başarılı olamazlar.
عَادَةً مَا يَفْشَلُ الْأَشْخَاصُ الَّذِينَ لَيْسَ لَدَيْهِمْ هَدَفٌ مُحَدَّدٌ.
Belirli bir hedefi olmayan insanlar genellikle başarılı olamazlar.
نَحْنُ بِحَاجَةٍ إِلَى إِنْهَاءِ هَذَا الْعَمَلِ فِي فَتْرَةٍ مُعَيَّنَةٍ.
Belirli bir süre içinde bu işi bitirmemiz gerekiyor.
لَا يُمْكِنُكَ أَنْ تَكُونَ حَزِينًا جِدًّا دُونَ سَبَبٍ وَاضِحٍ.
Belirli bir nedeni olmadan bu kadar üzgün olamazsın.
مُعَيَّنَة، مُشَخَّص، مَخْصُوص