كَانَتْ هُنَاكَ نِقَاطٌ غَيْرُ مُحَدَّدَةٍ فِي إِفَادَةِ الْمُتَّهَمِ، مِمَّا زَادَ مِنَ الشُّكُوكِ.
Sanığın ifadesinde belirtisiz noktalar vardı, bu da şüpheleri artırdı.
كَانَتْ هُنَاكَ نِقَاطٌ غَيْرُ مُحَدَّدَةٍ فِي إِفَادَةِ الْمُتَّهَمِ، مِمَّا زَادَ مِنَ الشُّكُوكِ.
Sanığın ifadesinde belirtisiz noktalar vardı, bu da şüpheleri artırdı.
تَمَّ اسْتِخْدَامُ عِبَارَةٍ غَامِضَةٍ فِي تَقْرِيرِ الْأَحْوَالِ الْجَوِّيَّةِ، وَلَمْ يَتِمَّ ذِكْرُ احْتِمَالِ هُطُولِ الْأَمْطَارِ.
Hava durumu raporunda belirtisiz bir ifade kullanılmış, yağmur olasılığı belirtilmemişti.
جَعَلَ حَدِيثُهُ بِطَرِيقَةٍ غَيْرِ وَاضِحَةٍ مِنَ الصَّعْبِ عَلَى الْمُسْتَمِعِينَ فَهْمَ الْمَوْضُوعِ.
Belirtisiz bir şekilde konuşması, dinleyicilerin konuyu anlamasını zorlaştırdı.