أَنَا طَالِبٌ فِي الْجَامِعَةِ.
Ben üniversitede öğrenciyim.
أَنَا طَالِبٌ فِي الْجَامِعَةِ.
Ben üniversitede öğrenciyim.
أَضَفَتِ الشَّامَةُ الصَّغِيرَةُ عَلَى وَجْهِهَا جَمَالًا خَاصًّا.
Yüzündeki küçük ben, ona ayrı bir güzellik katıyordu.
لَدَى صَدِيقَتِي وَحَمَةٌ عَلَى شَكْلِ نَجْمَةٍ عَلَى ظَهْرِهَا.
Arkadaşımın sırtında yıldız şeklinde bir beni var.