كَانَ بَيْتُ الْعَبْدِ مَكَانًا بَسِيطًا يَعِيشُ فِيهِ الْعَبِيدُ.
Bendehane, kölelerin yaşadığı basit bir yerdi.
كَانَ بَيْتُ الْعَبْدِ مَكَانًا بَسِيطًا يَعِيشُ فِيهِ الْعَبِيدُ.
Bendehane, kölelerin yaşadığı basit bir yerdi.
عَادَةً مَا كَانَ مَسْكَنُ الْعَبْدِ يَقَعُ خَارِجَ الْقَصْرِ.
Bendehane genellikle sarayın dışında bulunurdu.
كَانَ مَأْوَى الْعَبْدِ مُجَرَّدَ مَلْجَأٍ لِلْعَبِيدِ.
Bendehane, köleler için sadece bir barınaktı.