bent

يُتَمُّ فَحْصُ سَدِّ الْخَزَّانِ بِانْتِظَامٍ لِلتَّحَكُّمِ فِي مُسْتَوَى الْمِيَاهِ.

Barajın benti, su seviyesini kontrol etmek için düzenli olarak denetlenir.

حَاجِز — حَوَاجِز

الْحَاجِزُ الْمَبْنِيُّ عَلَى النَّهْرِ يُبَطِّئُ تَدَفُّقَ الْمِيَاهِ وَيَمْنَعُ التَّآكُلَ.

Nehrin üzerine kurulan bent, suyun akışını yavaşlatarak erozyonu önler.

بَنْد — بُنُود

اِقْرَأِ البَنْدَ الثَّالِثَ مِنَ العَقْدِ بِانْتِبَاهٍ.

Sözleşmenin üçüncü bendini dikkatle oku.

İlişkili Kelimeler