benzer

لَاحَظْتُ نَمَطًا مُمَاثِلًا بَيْنَ الْحَدَثَيْنِ، وَهَذَا يَجْعَلُنِي أُفَكِّرُ.

İki olay arasında benzer bir örüntü fark ettim, bu da beni düşündürüyor.

هَذَانِ الْفُسْتَانَانِ مُتَشَابِهَانِ جِدًّا مِنْ حَيْثُ الْأَلْوَانُ وَالْأَنْمَاطُ.

Bu iki elbise, renkleri ve desenleri bakımından birbirine çok benzer.

يُوجَدُ دَوَاءٌ نَظِيرٌ لِهَذَا الدَّوَاءِ، لَكِنْ آثَارُهُ الْجَانِبِيَّةُ أَقَلُّ.

Bu ilacın benzeri bir ilaç daha var, ancak yan etkileri daha az.

Eşdizimler

İlişkili Kelimeler