تَوَقَّفْنَا فِي مَحَطَّةِ وَقُودٍ بَعْدَ رِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ.
Uzun bir yolculuktan sonra benzin istasyonunda mola verdik.
تَوَقَّفْنَا فِي مَحَطَّةِ وَقُودٍ بَعْدَ رِحْلَةٍ طَوِيلَةٍ.
Uzun bir yolculuktan sonra benzin istasyonunda mola verdik.
تَزَوَّدْنَا بِالْبَنْزِينِ لِسَيَّارَتِنَا وَشَرِبْنَا الْقَهْوَةَ فِي مَحَطَّةِ الْبَنْزِينِ.
Benzin istasyonunda arabamıza benzin alıp kahve içtik.