أَنَا وَأَخِي نَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ مَعًا كُلَّ صَبَاحٍ.
Ben ve kardeşim her sabah okula beraber gideriz.
أَنَا وَأَخِي نَذْهَبُ إِلَى الْمَدْرَسَةِ مَعًا كُلَّ صَبَاحٍ.
Ben ve kardeşim her sabah okula beraber gideriz.
ذَهَبْنَا إِلَى بَلْدَةٍ سَاحِلِيَّةٍ لِقَضَاءِ عُطْلَةِ الصَّيْفِ سَوِيًّا مَعَ عَائِلَتِنَا.
Ailemizle beraber yaz tatilini geçirmek için sahil kasabasına gittik.
مِنَ الصَّعْبِ دِرَاسَةُ الدُّرُوسِ وَالِاسْتِمَاعُ إِلَى المُوسِيقَى فِي نَفْسِ الوَقْتِ.
Hem ders çalışıp hem de müzik dinlemek, ikisini beraber yapmak zor.
مَع، سَوَاءً